FARK EDİLMEYENLER!
Konuşmak yerine yazmak daha kolay geliyor. Çünkü insanlar sözlerden çok yazılanları dinler. Bu da kalemin mi gücü? Telefonda not kısmına yazarken hangi güç peki ? Satırlara böyle mi başlamalıydım onu da bilmiyorum. Aslında şu hayatta neye nasıl başlanır bilmiyorum. Gözlerin yine kıpkırmızı. Onun için ağlamışsın belli. Nasıl bu kadar seviyorsun onu? Seni hiç duymayan , görmeyen.. Çektiğin fotoğrafta zorla gülen , bir kez olsun sarılmayan birini nasıl seversin. Şimdi durup dersin ki karşılıksız sevgi. İyi de sen sevgiyi görmedin ki nerden biliyorsun da seviyorsun? Kimden duydun , kimin satırlarını okudun? Bak bu çok önemli. Turgut Uyar mı Oğuz Atay mı elbet birini okumuşsundur ama asla beni değil... Karşılıksız sevgi çoğu insan tarafından yanlış anlaşılan ama bir o kadar da köşelerde kalmış kişilerin doğru bildiği bir duygu. Hiç bir şey beklemeden sevmek. Seni bile sevmemesini kabul etmek. Bunu kabul edemeyenler günün bir saatinde seni yol ortasında çekip vuruyor...